Kanıt dosyası

“Türk” adı ilk nerede geçer?

“Türk adı Herodotos’ta geçer”, “Türk ‘güçlü’ demektir”, “Çinliler miğfer demek için Türk derdi”: üçü de sık duyulur. Kaynaklara bakınca tablo daha temkinli.

Son güncelleme: 29 Ekim 2026 Kanıt türü: Birincil kaynak Hakemli / akademik Kitap, tez, ansiklopedi Ön baskı
Kısa cevap

6. yüzyıl ortasında. Tartışmasız ilk kayıtlar Çin kaynaklarındadır. Tarihli en erken kayıt, Türklerin 542–543 kışında Batı Wei sınırına yaptığı bir akındır; Zhou Shu’ya göre Batı Wei hanedanı Türklere ilk elçisini 545’te gönderdi. Bizans kaynakları Türklerle ilk elçilik alışverişini 568–569’da kaydeder. Kağanlığın kendi ilk anıtı Türkçe değildir: 580’lerin Soğdca Bugut yazıtı adı kağanlara ve halklarına uygular. Türkçe yazıtlarda ad 8. yüzyılda Türük diye geçer.

Herodotos, Plinius ve Pomponius Mela’daki Iyrkai, Tyrcae ve Turcae adlarının Türklerle bağı kanıtlanmış değildir. Adın anlamı konusunda da uzmanlar arasında uzlaşma yok.

Kanıtlar

1

Çin kaynakları: 542–543 akını ve 545 elçiliği

Birincil kaynak

Zhou Shu (636), Türk kağanı Bumın döneminde Türklerin Çin sınırına gelip ipek almaya başladığını, ardından ilk elçinin geldiğini anlatır[1]:

大統十一年,太祖遣酒泉胡安諾槃陁使焉。其國皆相慶曰:「今大國使至,我國將興也。」

“Datong’un 11. yılında (545) Taizu, Jiuquanlı Hu An Nuopantuo’yu onlara elçi gönderdi. Bütün ülke birbirini kutladı: ‘Şimdi büyük bir ülkenin elçisi geldi, ülkemiz yükselecek.’”

Zhou Shu 50 · bölüm 50, Türkler

Çince metin elçiyi genel bir adla, Hu diye anar; Golden onu bir Soğdlu sayar ve bunun rastlantı olmadığını, Soğdluların erken Türk devletinde önemli bir rol oynadığını vurgular[2]. 11. yüzyılda Sima Guang aynı olayı anlatırken Türkleri “aslen batının küçük bir ülkesi” diye tanıtır[3]. Bir yıl sonra, 546’da (Sima Guang’a göre 551’de), Türkler Tiele boylarını yenip 50.000’i aşkın çadırı teslim aldı; 552’de de Rouran Kağanlığı’nı yıkıp Bumın kendini İl Kağan ilan etti[1].

Adın tarihli en erken kaydı aynı tarihin başka bir bölümündedir. Yuwen Ce biyografisine göre Datong’un 8. yılının on ikinci ayında, yani 542–543 kışında, Türkler sınırdan girmiş, yolları boyunca yakılan ateşleri büyük bir ordu sanıp kaçmışlardır; aynı yerde Türklerin “her yıl ırmak donduktan sonra” akına geldikleri de yazılıdır (每歲河冰合後,突厥即來寇掠)[4]. Ecsedy akını 23 Aralık 542 – 20 Ocak 543 arasına tarihler, ama olay ne Türklere ayrılmış bölümde ne de hanedan yıllıklarında geçtiği için ona çekinceyle yaklaşır[5].

2

Çin kaynağının sınıflaması ve adın öncesi

Birincil kaynak Hakemli / akademik

Zhou Shu Türkleri “Xiongnu’nun ayrı bir kolu (biezhong), soyadı Aşina” diye tanıtır (突厥者,蓋匈奴之別種,姓阿史那氏)[1]. Bu, Çin etnografyasının soy kütüğü diliyle yapılmış bir dış sınıflamadır; Türklerin kendi kayıtlarından gelmez. Bu yüzden adın 6. yüzyıldan eski olduğuna kanıt sayılmaz[6]. Adın ve onu taşıyan nüfusların öncesi ayrı bir sorudur; Türk: Ad ve Halk dizisinin II. bölümünün konusudur.

Bugünkü Wei Shu’daki Türklerle ilgili kayıtlar Bei Shi’den alınmış sonraki eklemelerdir; bu yüzden ilk tanık Zhou Shu’dur[7]. Kljaštornyj, boyun Türk adını ancak Juan-juan (Rouran) egemenliği altında Altay’a yerleştirildikten sonra aldığını, eski adı Aşina’nın ise yönetici soyun adı olarak kaldığını ileri sürmüştür[8].

Zhou Shu’nun aynı bölümü Çince yazıya geçirilmiş bir Türkçe sözcüğü de korur: kağanın muhafızlarına fuli (附離) denirdi, “bu da Çincede kurt demektir” (夏言亦狼也); yani Eski Türkçe böri[1].

3

Kağanlığın kendi yazıtları

Birincil kaynak Hakemli / akademik

Türk adının Türklerin kendi metinlerindeki en ünlü kaydı, 732’de dikilen Kül Tigin yazıtıdır. Yazıt evrenin yaratılışını ve Türk devletinin kuruluşunu aynı paragrafta anlatır[9]:

Üze kök teŋri asra yağız yer kılıntukda, ekin ara kişi oğlı kılınmış. Kişi oğlınta üze eçüm apam Bumın Kağan, İştemi Kağan olurmış. Olurupan, Türük bodunıŋ ilin törüsin tuta birmiş, iti birmiş.

“Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasında insan oğulları yaratılmış. İnsan oğullarının üzerine atalarım Bumın Kağan ile İştemi Kağan (tahta) oturmuş. Oturarak Türk halkının devletini ve yasalarını yönetivermiş, düzenleyivermişler.”

Tekin 1998 · Kül Tigin, Doğu 1

Yazıtlarda ad Türük diye yazılır ve “Türük bodun” (Türk halkı) ifadesi sürekli geçer[9].

Ama Kağanlığın kendi en erken anıtları Türkçe değildir. 580’lerin Bugut yazıtı Soğdcadır; 584’e, en geç 587’ye tarihlenir[10]. Kağan adları burada Soğd harfleriyle yazılır (Bumın için bwmyn)[2]. Kljaštornyj ile Livšic’in edisyonunda ilk satır dikilitaşın “Türkler” (trʾwkt) tarafından dikildiğini kaydeder; ikinci satır “Türk efendisi Nivar Kağan”ı (trwkc βγy nwʾʾr γʾγʾn) anar[11]. Moriyasu ile Ochir ilk satırı “Türk Aşina boyunun kralları” diye okur; buna göre ad ile soy yan yana durur. Ōsawa bu okumanın geniş kabul gördüğünü, Beckwith’in ise kâğıt kalıplarda bazı harfler net olmadığı için kuşkulu olduğunu aktarır[12]; Golden okumaların sorunlu kaldığını belirtir[13]. Hangi okuma kabul edilirse edilsin, Kağanlığın ilk anıtı adı yöneticilerine ve onların halkına uygular.

Yazıtın Brāhmī harfli metni erken bir Moğol dilinde okunmuştur; Vovin bu dili Türklerden önceki Juan-juan (Rouran) imparatorluğunun diliyle özdeşleştirir[10]. İlk Türk sarayı, demek ki, Soğdlu yöneticilerinin dilinde ve devralınmış bir Moğolca kançılarya dilinde yazıyordu. Türük bodun, “Türk halkı”, yazıtların adına konuştuğu topluluk olarak ancak 8. yüzyıl başının Türkçe runik anıtlarında görünür; bu yüzden adın ilk katmanı dille değil, adla ve devletle tanımlanır[6].

Öteki Brāhmī metni, Hüis Tolgoi yazıtı, iki kez “Türklerin kağanı Niri Kağan”ı (niri qaγan türüg qaγan) anar; bu, 595’ten itibaren hüküm süren ve Tielelere yenilen Batı Türk hükümdarı Niri’dir. Editörlerine göre yazıt Niri’yi anar ama “ondan ya da onun için değildir”; Tieleler arasında Uygurların yükselişini işaret ediyor olabilir[14]. Tarih bölümünü yazan de la Vaissière bunu yalnızca olası bir hipotez olarak sunar[15]. Bu okumaya göre yazıt, adın Türklerden başka bir halkın yazdığı, Türkçe olmayan bir bozkır dilindeki en erken tanıklığıdır; Vovin dikilitaşı 604 ile 620 arasına tarihler[10].

4

Bizans: 568–569 elçilikleri

Birincil kaynak

Bizanslı tarihçi Menandros’a göre Soğdlu Maniakh’ın başkanlığındaki bir Türk elçiliği, İmparator II. Justinus’un dördüncü yılının başında, yani 568 sonu ya da 569 başında Konstantinopolis’e geldi. Bizans elçisi Zemarkhos da Ağustos 569’da Türk kağanına doğru yola çıktı[16]. Menandros Türklerin “eskiden Sakalar diye anıldığını” yazar. Yayıncının notuna göre Sakalar, Herodotos’ta da geçen ve vahalar dışındaki Orta Asya göçebeleri için kullanılan genel bir Fars adıdır; bu yüzden ifade etnik bir süreklilik göstermez[16].

Biraz sonraki tarihçi Theophylaktos Simokattes de Türkleri anar ve bir Türk kağanının mektubunu “yedi soyun büyük efendisi, dünyanın yedi bölgesinin sahibi” unvanıyla aktarır[17].

5

Antik Yunan ve Roma: Iyrkai, Tyrcae, Turcae

Birincil kaynak Hakemli / akademik

Herodotos (MÖ 5. yüzyıl) İskitya’nın kuzeydoğusunda, Don ırmağının ötesinde, Thyssagetlerin yanında yaşayan avcı bir halktan, Iyrkai’den söz eder[18]. Plinius (MS 1. yüzyıl) aynı bölgede Tyrcae, Pomponius Mela ise “geniş ormanlarda avcılıkla geçinen” Turcae adını verir[19, 20].

Iuxta Thyssagetae Turcaeque vastas silvas occupant alunturque venando.

“Yanlarında Thyssagetler ve Turcae geniş ormanları tutar ve avcılıkla beslenirler.”

Pomponius Mela I · I. kitap, 116

Üç yazar da bu halkı Thyssagetlerle birlikte anar; bu, aynı geleneğe dayandıklarını düşündürür. Golden bu adların Türklerle bağını kanıtlanmış saymaz. Bazı uzmanlar Iyrkai’yi Ural dilli bir halk olarak yorumlar. Golden’ın yargısı açıktır: en açık ve tartışmasız kayıtlar 6. yüzyıl ortasına aittir; ad o sırada ortaya çıkmış da olabilir[2].

6

Adın anlamı: uzlaşma yok

Hakemli / akademik

Çin kaynakları adı bir dağa bağlar. Zhou Shu’ya göre Türklerin yaşadığı Altay dağı miğfere benzer ve Türkler kendi dillerinde miğfere “tujue” (突厥) derler[1]:

金山形似兜鍪,其俗謂兜鍪為「突厥」,遂因以為號焉。

“Altın Dağ (Altay) miğfer biçimindedir. Onlar miğfere ‘tujue’ derler; adlarını buradan almışlardır.”

Zhou Shu 50 · bölüm 50, Türkler

Clauson’ın Eski Türkçe sözlüğünde türk sözcüğünün “miğfer” anlamı yoktur; miğfer için yoşuk gibi başka bir sözcük geçer[21]. Bu yüzden Çin kaynağının açıklaması bir halk etimolojisi olarak görülür.

Türkiye’de sık anılan açıklama Macar Türkolog Németh’in önerisidir: türk “güç, kuvvet”. Clauson bunu reddeder: ona göre Eski Türkçede türk sözcüğü “olgunluk, bir meyvenin ya da insanın en olgun çağı” demektir ve hiçbir zaman genel anlamda “güçlü” için kullanılmaz; adın özgün biçimi de Türkü’dür[21, 22]. Çince 突厥 yazımının Soğdca ya da Rouran dilinden bir çoğul biçimi (-t ekli) yansıttığı da öne sürülmüştür. Golden’ın özeti: adın etimolojisi belirsizdir ve uzmanlar arasında uzlaşma yoktur[2].

Yazıtlardaki “Kök Türük” ifadesi de iki türlü yorumlanır. Tekin “Gök Türkler” diye çevirir. Golden ise kök’ün eski bozkır renk-yön sisteminde “doğu” anlamına geldiğini ve ifadenin “Doğu Türkleri” demek olabileceğini yazar[9, 2].

Ad sonra ne oldu?

Bu dosya adın ilk tanıklıklarıyla sınırlıdır. 744’te Kağanlık yıkıldıktan sonra adın kullanımları ayrıştı. Uygurlar kendilerine Türk demedi, ama Türk Kağanlığı’nı kendi egemenliklerinin öncülü olarak anlattılar; Budist ardılları da dillerine türk dedi. Batıda ad yaklaşık iki buçuk yüzyıl (744–991) dışarıdakilerce taşındı, Türkçe yazı dili ise içeride taşındı; sonra Karahanlılar adı kendi adları olarak benimsedi. Moğol fetihlerinden sonra Türk bir soy kütüğü çerçevesi ve bir dilin adı oldu. Ad, dil ve seçilmiş bellek değişerek ve zenginleşerek taşındı; modern Türk ulusları sonradan bu malzemeden oluştu[6]. Bu katmanlı tarih ayrı bir makalede kaynaklarıyla ele alınır: Ad, Dil ve Bellek: Türk adının katmanlı tarihi.

Bunu söylemek doğru değil

Sık duyulan ama desteklenmeyen iddialar

Açık sorular

Kaynaklar

  1. Linghu Defen (令狐德棻) vd. Zhou Shu (周書), bölüm 50, «Yiyu xia · Tujue» (異域下·突厥). 636. Vikikaynak tam metni Birincil kaynak
  2. Golden, Peter B. An Introduction to the History of the Turkic Peoples. Wiesbaden: Harrassowitz, 1992. archive.org Kitap, tez, ansiklopedi
  3. Sima Guang (司馬光). Zizhi Tongjian (資治通鑑), bölüm 159. 1084. Vikikaynak tam metni Birincil kaynak
  4. Linghu Defen (令狐德棻) vd. Zhou Shu (周書), bölüm 27, Yuwen Ce (宇文測) biyografisi. 636. Vikikaynak tam metni Birincil kaynak
  5. Ecsedy, Hilda. «Trade-and-war relations between the Turks and China in the second half of the 6th century.» Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae 21, sayı 2 (1968): 131–180. JSTOR Hakemli / akademik
  6. Serdar, Can. «Name, language and memory: a layered history of the ethnonym Türk and its role in successive ethnogeneses (6th–17th centuries).» Türk: Name and People, Part I. Sürüm 1.0. Zenodo, 2026. Türkçe çevirisi: turk.kim, Ad, Dil ve Bellek. doi:10.5281/zenodo.23761621 Ön baskı
  7. Tishin, V. V. «K proiskhozhdeniiu svedenii o tiurkakh (Tu-jue 突厥) v “Vei shu” 魏書» [Wei shu'daki Türk bilgilerinin kökeni üzerine]. Vestnik Buriatskogo nauchnogo tsentra SO RAN 2020, sayı 4: 57–63. doi:10.31554/2222-9175-2020-40-57-63 Hakemli / akademik
  8. Kljaštornyj, S. G. Drevnetiurkskie runicheskie pamiatniki kak istochnik po istorii Srednei Azii [Orta Asya tarihinin kaynağı olarak Eski Türk runik anıtları]. Moskova: Nauka, 1964. Kitap, tez, ansiklopedi
  9. Tekin, Talât. Orhon Yazıtları: Kül Tigin, Bilge Kağan, Tunyukuk. 2. baskı. İstanbul: Simurg, 1998. Kitap, tez, ansiklopedi
  10. Vovin, Alexander. «A sketch of the earliest Mongolic language: the Brāhmī Bugut and Khüis Tolgoi inscriptions.» International Journal of Eurasian Linguistics 1, sayı 1 (2019): 162–197. Hakemli / akademik
  11. Kljaštornyj, S. G. ve V. A. Livšic. «The Sogdian inscription of Bugut revised.» Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae 26, sayı 1 (1972): 69–102. Hakemli / akademik
  12. Ōsawa, Takashi. «A hypothesis on the etymology of the Old Turkic royal clan name Ašina/Ašinas and the transformation process in the early Abbasid period.» Chronica 11 (2011): 145–153. bağlantı Hakemli / akademik
  13. Golden, Peter B. «The ethnogonic tales of the Türks.» The Medieval History Journal 21, sayı 2 (2018): 291–327. doi:10.1177/0971945818775373 Hakemli / akademik
  14. Maue, Dieter ve Mehmet Ölmez (Étienne de la Vaissière ve Alexander Vovin ile). «The Khüis Tolgoi inscription.» Ideas behind Symbols – Languages behind Scripts: Proceedings of the 60th Meeting of the Permanent International Altaistic Conference, ed. Ákos Bertalan Apatóczky, ss. 73–89. Studia uralo-altaica 52. Szeged: University of Szeged, 2018. doi:10.14232/sua.2018.52.73-89 Hakemli / akademik
  15. de la Vaissière, Étienne. «The historical context to the Khüis Tolgoi inscription.» Journal asiatique 306, sayı 2 (2018): 315–319. doi:10.2143/JA.306.2.3285622 Hakemli / akademik
  16. Blockley, R. C. (çev. ve yay.). The History of Menander the Guardsman. Liverpool: Francis Cairns, 1985. Kitap, tez, ansiklopedi
  17. Whitby, Michael ve Mary Whitby (çev.). The History of Theophylact Simocatta. Oxford: Clarendon Press, 1986. Kitap, tez, ansiklopedi
  18. Herodotos. Historiai, IV. kitap, 22. bölüm. MÖ 5. yy. Perseus Yunanca metin Birincil kaynak
  19. Plinius (Yaşlı). Naturalis Historia, VI. kitap, 19. bölüm. MS 77. Latince Vikikaynak Birincil kaynak
  20. Pomponius Mela. De chorographia, I. kitap, 116. MS 1. yy. The Latin Library Birincil kaynak
  21. Clauson, Gerard. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford: Clarendon Press, 1972. Kitap, tez, ansiklopedi
  22. Clauson, Gerard. Turkish and Mongolian Studies. London: Royal Asiatic Society, 1962. Kitap, tez, ansiklopedi
Bu sayfayı kaynak gösterin:
turk.kim. ““Türk” adı ilk nerede geçer?” Kanıt dosyası, 29 Ekim 2026. https://turk.kim/kanit/turk-adi.html

İlgili

MakaleAd, Dil ve Bellek: Türk adının katmanlı tarihi MakaleGöktürklerin kökeni MakaleÇin kaynaklarında Türklerin kökeni Kanıt dosyasıUygurlar Göktürklerle akraba mı?